Bosna Hersek‘in başkenti Saraybosna, Dinar Alpleri’yle çevrili Saraybosna Vadisi içerisinde Miljacka Nehri‘nin çevresinde kurulmuştur. Eski ismi ‘’ Vrhbosna’’ olan Saraybosna ‘’Saray ovası’’ anlamı taşıyormuş. Bu yüzden günümüzde pek çok dilde bu ifadenin kısa hali olarak Sarajevo adı kullanılmaktadır.Şehir, barındırdığı dinî çeşitliliğiyle barındırmaktadır. Müslümanlık, Katoliklik, Ortodoksluk ve Musevîlik, burada yüzyıllar boyunca barış içinde bir arada var olagelmişlerdir.

İlk olarak 1463 yılında Osmanlı topraklarına katılan Saraybosna daha sonra kaybedilmiştir. 1492 ‘de tekrar ele geçirilmiş olup 1878 ‘kadar Osmanlı egemenliğinde kalan şehirdeki en önemli eserler şehrin ikinci kurucusu sayılan Gazi Hüsrev Bey‘e aittir. Kanuni Sultan Süleyman’ın Bosna Sancak Beyi olan Hüsrev Bey’in eserleri şehrin birçok yerinde görülebilir.

Bosna-Hersek’te Hırvatlar, Sırplar ve Boşnaklar aynı şehir içerisinde farklı mahallelerde yaşıyor. Başçarşı’dan Ferhadije’ye doğru ilerlerken kalabalığın arasından camileri, kiliseleri ve sinagogları görebilirsiniz.

Saraybosna, Türk kahvesi, börek, tarih, mimari, sosyal yapı gibi yönlerden Türkiye’ye benzeyen bir şehirdir. 1984 Kış Olimpiyatları’nın yapıldığı Saraybosna tarihi yapılar bakımından zengindir.

Üç kez bulunduğum şehir özellikle Güneydoğu Asya  ile Uzakdoğu’dan gelen turistler ve son yıllarda özellikle Arap turistlerce ziyaret edilmektedir.  Araplar burada iş kuleleri kurup şehrin ekonomisinde etkin olmaya başlamışlar. Şehirde işsizlik çok yüksek düzeyde. Savaşta çok sayıda erkek nüfusun hayatını kaybetmesi şehirde kadın nüfusunun daha yoğun olmasına neden olmuştur. Üniversitedeyken yakın arkadaşlarımdan birisinin babası da savaşta şehit düşmüş yakın zamanda mezarı bulunmuştu.

Bosna Hersek’in en büyük şehri ve başkenti Saraybosna, bordo pasaportla vizesiz gidebileceğimiz ülkelerden biri. THY’nin direkt uçuşuyla 2 saatte ulaşabilirsiniz.

Başçarşı Saraybosna’dan 15 Km (7,5 Euro) vererek Saraybosna merkezden havalimanına gitmiştim. Fakat pazarlık yapmanız tavsiye olunur. Yolculuk yaklaşık yarım saat sürmektedir. Saraybosna Havalimanı’ndan Saraybosna Başçarşı’ya ulaşım için otobüsler vardır. Fiyatı ise 5 Km’dir. Tramvay ile şehir merkezine (Saraybosna Başçarşı Sebil) gitmek için havalimanından çıktıktan sonra Markator Alışveriş Merkezi’nin önüne kadar yürümeniz gerekmekte ve Başçarşı (Bascarsija) istikametine doğru gitmelisiniz. Saraybosna otobüs terminalinden yaklaşık 2,5 saat otobüs yolculuğu yaparak Mostar’a ulaşabilirsiniz. Saraybosna Mostar otobüs fiyatları 20 Km’dir.

Bosna’nın para birimi Değiştirilebilir Bosna Markı’dır.(Convertible Mark) Kısaca yazılışı Km’dir. 2 Km =1 Euro.  Fakat para üstü verirken kaybınız olmasın diye paranızı  KM’ ye çevirin. Başçarşı civarında döviz bürolarını rahatlıkla bulabilirsiniz.

Gezilecek başlıca yerler;

 Başçarşı (Baščaršija), Sebil (Sebilj), Vrelo Bosne (Spring of Bosna), Latin Köprüsü (Latinska ćuprija), Kuşbakışı Sarajevo manzarası, Milli Kütüphane (Vijecnica), Umut Tüneli (Sarajevski ratni tunel), Gazi Hüsrev Bey Camii (Begova džamija), İnat Evi (Inat Kuca), Morica Han, Saat Kulesi (Sahat Kula), Hünkâr Camii (Careva Džamija), Bakırcılar Çarşısı (Kazandziluk), Alifakovac Müslüman Mezarlığı, Ferhadiye Caddesi, Bezistan

  1. Başçarşı (Baščaršija)

Osmanlı eserleri ile dolu olan Başçarşı, yeme-içme ve alışveriş açısından olanaklar sağlamakta olup 15. yüzyılda şehrin kurucusu  İsa Bey’in isteği doğrultusunda inşa edilmiş. Çarşı etrafında birçok dükkan ile şehirdeki birçok önemli yapıyı yaptıran Gazi Hüsrev Bey’e ait camiler, hanlar ve medreseler bulunuyor. Bu yapılar arasında Saraybosna’nın simgelerinden biri olan Sebil, Saat Kulesi, Morica Han, Gazi Hüsrev Bey Cami, Ferhadiye Caddesi ve Bursa Bezisten gezilip görülecek yerler arasında yer alıyor.

Oldukça kalabalık ve hareketli bir yer olan Başçarşı,  en yoğun turist alan yerlerinin başında geliyor. Sıcak ve canlı bir atmosfere sahip. Camiler, hanlar, medrese, küçük küçük dükkanlar, eski çeşmeler, kahve ve börek satıcıları, restoranlar ve kafeler… Fiyatlar çoğu Avrupa ülkesine göre uygun.

Cevabi(Boşnak köftesi), çay ve boşnak kahvesi için ideal bir mekan. Meşhur Boşnak böreğini ve köftesini mutlaka Başçarşı’da yemelisiniz. Yine de bana göre Boşnak köftesi Cevabi’yi en iyi yapan yerler otobüs terminali civarında. Cevabi İnegöl köftesine benziyor. Yanında soğan ve yoğurt(kaymak diyorlar) getiriyorlar. Üstüne tatlı olarak triliçe tavsiye ederim. Bosna kahvesini üstüne de içip keyfini çıkardıktan sonra bol bol fotoğraf çekip, alışveriş yapmak için çarşının sokakları arasında keşfe çıkın derim.

  1. Sebil (Sebilj)

Başçarşı’nın hemen girişinde yer alan Sebil, 15. yüzyılda Bosna Sancak Beyi İsa Bey tarafından yaptırılmış, Gazi Hüsrev Bey tarafından büyütülmüş ve son olarak 1753 yılında Vali Hacı Mehmet Paşa tarafından son haline getirilmiş. Daha sonra yangından zarar görmüş ver yıkılmış olan Sebil , 1913 yılında Alexander Wittek tarafından yaptırılmıştır.

Saraybosna’nın en bilinen buluşma noktalarından biri olan Sebil’in etrafı her daim hem insanlar hem de güvercinlerle çevrili.Taş ve ahşaptan yapılan çeşme güzel bir Osmanlı eseri. Şehrin buluşma noktası olan sebil ve çevresi oturup dinlenmek, bir şeyler içmek için ideal bir yer. Yakınında oturup çevreyi, insanları, güvercinleri izlemek insana huzur veriyor.

  1. Latin Köprüsü (Latinska ćuprija)

Miljacka(Milyatska) Nehri’nin üzerinde bulunan Latin Köprüsü, 1541 yılında inşa edilmiş, 1791 yılında meydana gelen bir sel felaketinden sonra yenilenmiş tarihi bir Osmanlı köprüsüdür. Başçarşı’ya yakın bir konumda bulunan Latin Köprüsü, 1914’te 1.Dünya Savaşı’nın çıkmasına sebep olan Avusturya Macaristan Prensi Arşidük Franz Ferdinand’ın ve eşinin suikaste uğradığı köprü. Milli Kütüphane’nin karşısında bulunmaktadır. Osmanlı döneminde, Miljacka nehrinin kenarında ağırlıklı olarak Dubrovnikli Katolik ustalar yaşadığından, bölgeye “Latinluk” deniyormuş. Latin köprüsü de adını Latinluk bölgesinin isminden almış.

  1. Kuşbakışı Sarajevo manzarası

Yürüyerek gidecekseniz biraz yorulacağınız bir konumu var ama manzara tüm yorgunluğu alıp götürüyor. Özellikle akşam saatlerinde keyifle tüm Sarajevo’yu izlemek uğruna gidilir. Alifakovac Müslüman Mezarlığı arka tarafından yukarı çıktığınızda yol sizi tepeye çıkaracaktır.

 

  1. Milli Kütüphane (Vijecnica)

Latin Köprüsü’nün tam karşısında yer alan Milli Kütüphane’nin binası, kentin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun yönetiminde olduğu 1896 yılında belediye binası olarak kullanılmaya başlanmış. 1949 yılında Milli Kütüphane’ye dönüştürülmüştür. Franz Ferdinand’ın suikasttan kısa bir önce burada bir kokteyle katılmış olmasıyla da bilinir. Ferdinand geçit törenine buradan başlamıştır

Bosna Savaşı başlamadan önce kütüphanenin envanterinde 2 milyona yakın kitap bulunuyormuş. 1992 yılında meydana gelen Sırp saldırıları ve çatışmalar sonucunda yapının kendisi ve kitapların çoğu zarar görse de yenileme çalışmaları ile günümüzdeki haline dönüştürülmüştür.

  1. Umut Tüneli (Sarajevski ratni tunel)

Günümüzde 20 metrelik kısmı müze olarak ziyarete açık tutulan,  halkın askerlerle ortak çalışarak 4 ay 4 günde tamamladıkları 800 metrelik tünel, havaalanı ile Butmir arasında uzanıyor.  Savaş sırasında kente yardım taşımak ve yaralıların, hastaların tedavi için abluka altında olmayan bölgelere ulaştırılması amacıyla 1993 yılında açılmış.

Özgür Bosna Bölgesi’nde Kolar ailesine ait iki katlı evin altından ve havaalanının diğer tarafı olan Saraybosna bölgesinden iki taraflı kazı 26 Mart 1993’te başlamış. 4 ay 4 gün süren; 1 metre genişliğinde 1,50 metre yüksekliğinde ve 800 metre uzunluğundaki tünel 30 Temmuz 1993’te iki tarafın karşılaşması sonucunda tamamlanmış. Günde 4.000 kişinin kullandığı tünelden her gün değişik içeriklerde 20 ton civarında mal taşınıyormuş Tünelden gelen insani yardım malzemeleri ve askeri mühimmat sayesinde savaş kazanılmış.

Rehberimizin anlattıkları gerçekten tüylerimi diken diken etti. Tünelden keçilerin dağa götürülerek otlatılıp akşam tekrar geri getirilip çocuklara süt versin diye sağıldığı hikayeyi duyunca  içimi inanılmaz üzüntü kapladı. Bir halkın ne kadar zulme uğradığı ve acılar çektiğine şahit oluyor ve gözyaşlarına boğuluyorsunuz.

Her gün 09.00 – 16:00 saatleri arasında müze ziyarete açık. Saraybosna’dan düzenlenen tünel turlarına katılın veya bir taksiciyle anlaşarak gidebilirsiniz.

  1. Gazi Hüsrev Bey Camii (Begova džamija)

Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey’in 1531’de Mimar Sinan’a yaptırdığı caminin etrafında hala eğitim verilen bir medrese ve zarif tasarımlı bir saat kulesi bulunmaktadır. Şehrin en işlek noktası olan Başçarşı’da bulunuyor. Bosna Savaşı’nda Sırpların hedef noktası haline gelen yapı 1996 yılında dış yardımlarla yenilenmiştir. Özellikle dini bayramlarda buradaki atmosfer eşsizdir. Şehrin en önemli dini yapısı olan Gazi Hüsrev Bey Camii bahçesinde Gazi Hüsrev Bey’in türbesi de görülebilir.

  1. Saraybosna Katedrali (Katedrala Srca Isusova- İsa’nın Yüce Kalbi Katedrali)

Önünde Papa II. Jean Paul’ün heykeli yer alan Saraybosna Katedrali, 1889 yılında Neo-Gotik mimarisinde inşaa edilmiştir.

Saraybosna’nın en kalabalık bölgelerinden olan Ferhadiye Caddesi üzerinde bulunan Saraybosna Katedrali, 1889’de Paris’teki Notre Dame Katedrali’nden esinlenilerek yapılmış. Saraybosna’nın farklı dinlerin hoşgörü içerisinde yaşandığının bir kanıtı katedral, şehirdeki Katoliklerin merkezi kabul ediliyor.

  1. Sonsuz Ateş (Vjecna Vatra)

Mareşal Tito ve Ferhadiye caddelerinin kesiştiği noktada yer alan Sonsuz Ateş, II. Dünya Savaşı’nda ölenlerin anısına kentin Nazi ve Hırvat işgalinden kurtuluşunun birinci yıl dönümünde açılmış. 1946 yılından beri adına uygun şekilde yanmaya devam eden ateş Bosna Savaşı ve yaşanan bazı trafik kazaları dışında hiç sönmemiş.

 

Anıt üzerinde Yugoslavya bayrağı renklerinde kısaca şu ifadelere yer veriliyor:

“Cesareti ve birlikte dökülen kanlarıyla, Bosnalı, Hersekli, Hırvat, Karadağlı ve Sırp tugaylardan oluşan Yugoslavya Ulusal Ordusu: Müslüman, Sırp ve Hırvat vatanseverler ile 6 Nisan 1945’te Bosna Hersek Cumhuriyeti’ni kurtardı. Bu zafer için canını feda edenlere, sonsuz şükran ve minnetle…”

 

  1. Gazi Hüsrev Bey Medresesi (Gazi Husrev-Bey (Kuršumli) Madrasa)

Kurşunlu Medrese olarak da adlandırılan Gazi Hüsrev Bey Medresesi 1537 yılında inşa edilmiştir. Osmanlı zamanında okul olarak kullanılan medrese, kurulduğu dönemde 50 bin kitap kapasiteli bir kütüphaneye sahipmiş.

  1. İnat Evi (Inat Kuca)

İnat Evi (Inat Kuca), Saraybosna gezilecek yerler listesindeki en ilginç yerlerden biri. 20. yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kamulaştırma ile nehir kıyısındaki evleri yıkılmak istemiş. Avusturyalıların güç gösterisi için şehirdeki görkemli ve önemli binaları yok etme planı ne mutlu ki bu evde işe yaramamış. Inat Kuca’nın sahibi Benderija, evin diğer kıyıya taşınması şartını koşmuş. Araya giren hatırlı kişilere rağmen ev sahibi evini yıktırmamış ve ev bugünkü yerine taşıtmış. Evin sahibinin inadı nedeniyle ev “İnat Evi” olarak anılmaya başlanmış. İnat Evi, 1997’den bu yana restoran olarak kullanılıyor. Lezzetli Boşnak yemekleri ve şarapları tadılabilir. “Bir zamanlar diğer tarafta duruyordum, ama inadına bu yakaya taşındım” tabelasını görün.

  1. Morica Han

Morica Han, Gazi Hüsrev Bey Vakfı tarafından 1551 yılında inşa ettirilmiş. 1697’de çıkan yangından sonra restore edilmiş. 1957 yılında tamamen zarar gören yapı 1971 – 1974 yılları arasında tekrar inşa edilip duvarlarına Ömer Hayyam’ın dizeleri işlenmiştir. Hanın ismini büyük ihtimalle Mustafa Moric Aga’dan aldığı düşünülmektedir. Saraybosna’da günümüze dek gelen tek handır. Handa çeşitli kafelerin yanı sıra otantik kilim vb. eşyalar satan dükkânlar bulunuyor. İki katlı Morica Han, ıhlamur ağacı altında, yorgunluk kahvesi içilebilecek en güzel mekânlardan birisi.

  1. Saat Kulesi (Sahat Kula)

Gazi Hüsrev Bey Camii’nin hemen yanında yer alan Saat Kulesi, Gazi Hüsrev Bey Vakfı tarafından 17. yüzyılda yaptırılmış, ilerleyen yıllarda çıkan yangın sonucu büyük hasar almış, daha sonra 1762’de yeniden restore edilmiş. Kulenin saat mekanizması Londra’dan getirilmiştir. Kule, namaz vakitlerini göstermektedir. Ayrıca kulenin dünyada ay takvimine göre işleyen tek takvim olduğu düşünülmektedir.

  1. Hünkâr Camii (Careva Džamija)

İshakoğlu İsa Bey tarafından 1457’de inşa ettirilen Hünkâr Camii, II. Mehmed’e hediye niteliğinde olduğu için “Fatih” adıyla da anılıyor. Osmanlı’nın Bosna’yı fethetmesinin ardından Saraybosna’da yaptırılan ilk dini yapı olan camidir. 15. yüzyıldan bu yana önemli bir sembol olarak kabul gören tarihi yapının etrafında fetih sonrasında ilk Müslüman yerleşim bölgesi kurulmuş.

  1. Bakırcılar Çarşısı (Kazandziluk)

Başçarşı’nın girişindeki alışveriş bölgesinde 15. yüzyıldan beri bakır işlemeciliği yapan ustalara ev sahipliği yapan otantik görünümlü dükkânlar sıralanıyor.

  1. Alifakovac Müslüman Mezarlığı

Miljacka Nehri kıyısında, kent manzarasına hâkim bir konumda yer alan Alifakovac Müslüman Mezarlığı, şehrin ileri gelenlerinin ve Saraybosna’yı ziyaret ederken yaşamını yitiren gezginlerin ebedi istirahatgahı olarak 15. yüzyılda kullanılmaya başlanmış. Aliya İzzet Begoviç ve 1700 şehidin mezarlarına ev sahipliği yapmaktadır.

 

  1. Ferhadiye Caddesi

Her şehirde kentin nabzının attığı bir cadde vardır. Saraybosna’da da o cadde burası. Kafeler, restoranlar, dükkanlar, mağazalar, marketler kısacası ne ararsanız burada. Civarında ise otel ve hosteller yer alıyor.  Ayrıca Avusturya-Macaristan imparatorluğundan kalan muhteşem mimariye sahip binalar da bu caddede fazlasıyla mevcut.

Neredeyse 7/24 yaşayan bir cadde. İstanbul İstiklal caddesi benzeri ancak burada ki büyük küçük tüm barlar daha düzeyli. İnsanlar rahatsız edilmeden rahatça dolaşıp eğlenebiliyor.

Kentin en popüler alışveriş merkezleri BBI Centar ile Alta Shopping Center bu cadde üzerinde yer almaktadır.

  1. Bezistan

Rüstem Paşa tarafından 1551’de yaptırılan Bursa Bezisteni, Bursa İpeği satışı için yapılmış bir kapalı pazar yeri. 1992–1995 yılları arasındaki Bosna Savaşı sırasında büyük hasar alan Bezistan daha sonra restore edilmiş. Günümüzde Saraybosna Müzesi olarak da hizmet veriyor.

  1. Vrelo Bosne (Spring of Bosna)

Vrelo Bosne, Ilıca (Ilidža) bölgesinde yer alan, Saraybosna’nın merkezinin yaklaşık 10-15 km dışarısında yer alan milli bir park. Parkın içerisine girdiğiniz zaman huzur bulmamaniz elde değil. Yeşilin her tonunun bulunduğu bu milli parkın içerisinde küçük göletlerde mevcut. Eğer zamanınız var ise burada ailenizle bir tam gün doğa ile iç içe geçirebilirsiniz. Yürüyüş yapmak için oldukça elverişli bir park. Ayrıca içerisinde yer alan restoranda yemek yiyebilir, çay-kahve içebilirsiniz. Parkın otopark fiyatı ise 1 saat 2 KM, tüm gün ise 5 KM’dir

Ağaçların arasında kuğuların ördeklerin gezindiği suların gürüldediği çok keyifli bir park. Mümkünse yiyecek içeceğinizi götürün takılın.

Şehir merkezinden kısa bir süre uzaklıktaki Vrelo Bosne parkına taksi ile gitmek isterseniz, üzerinde “Crveni” yazan kırmızı taksileri kullanabilirsiniz.