Hiç şüphesiz ki Girne, Akdeniz’in en gizemli ve güzel şehirlerinden birisidir. Kıbrıs Adası’nın kuzey kıyısında Beşparmak Dağları ve deniz arasındaki dar kıyı şeridinde yer alan Girne, gerek konumu gerekse tarihi ve doğal güzellikleriyle büyülerken, turistik tesislerinde en yoğun bulunduğu şehirdir. Deniz kenarında yer alan kentin hemen gerisinde Girne Sıra dağlarında, adanın iç bölgelerine geçişine imkan veren bir boğaz yer alır.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 1 saat 15 dakikalık uçuş ile Ercan Havalimanı’na ulaşılıyor. Biz Touristaca- Pgs ortaklığıyla otel+uçak+havalimanı transfer dahil olmak üzere 2 kişilik 4 gece 5 günlük seyahatimiz 3500 TL. tuttu. Lefkoşa Şehit Üsteğmen Fehmi Ercan Havalimanı’ndan çıkışta sağda karşı tarafta Touristica standından firmanın ayarladığı araçlar ile kalacağımız Les Ambassadeurs Otele doğru yola çıktık. Ekim ayı, hava yaklaşık 28-29 derece, güzel bir atmosfer. Girne hava limanına 42 km. mesafede bulunmaktadır. Beşparmak dağlarını aşıp Girne’ye varılıyor. Beşparmak Dağları’ndaki kocaman ‘’komando’’ yazısı ve Kıbrıs bayrağı dikkat çekiyor. Yollar güzel, kasis yok. Beşparmak dağlarına ismini verdiren çıkıntı beş parmak andırdığı için adını dağlara vermiştir. Dağların Girne tarafı denize baktığı için Lefkoşa’ ya bakan kısımdan daha yeşil. Girne tarafına geçerken aniden çam ağaçları ağırlıklı bitki örtüsü beliriyor. Kaldığımız otel Les Ambassadeurs tam pansiyon hizmet veren, çalışanları ile harika bir tatil geçirmenizi sağlayan fevkalade bir mekan. Otel sahiplerini gerçekten takdir etmek gerek.

Girne’den merkeze, çarşı ve limanın bulunduğu yere kişi başı 4 TL ödeyerek 6 dakikada ulaşmak mümkün. Akşamları Girne Limanında günbatımını izlemek harika bir duygu. Ayrıca limanda yer alan otantik restoran ve işletmelerde güzel bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

Girne’de araç kiralamak mümkün. Fakat trafik sağdan aktığı için Türkiye’de araç kullananlar için sorun olabilir. Bizim için sorun olduğu için araç kiralamaktan vazgeçtik.

Girne, dinlendirici bir tatil için Akdeniz’in en ideal ve ender yerlerinden biridir. Eski yapıların muhafaza edildiği, şehrin en güzel yerlerinden biri ve simgesi olan liman at nalı şeklindedir. Limanın çevresinde bulunan eski Venedik, Osmanlı ve İngiliz Sömürge Dönemi binaları, restoran, bar ve küçük oteller turistlere eşsiz bir atmosfer yaratmaktadır. Şehir, özellikle yaz aylarında renkli balıkçı kayıkları, küçük barları, şirin restoranları ve yatları ile apayrı bir güzelliğe sahiptir.

Tarihi yerler bakımından da Girne Bölgesi ziyaretçilerine zenginliklerini sunar. Tarihi Liman, Girne Kalesi, Batık Gemi Müzesi, St.Hilarion Kalesi ve Bellapais Manastarı görülmeye değer tarihi yerlerden bazılarıdır.

Girne Limanı’nın hemen yanında yer alan tarihi Girne Kalesi turistlerin en önemli uğrak yerleri arasındadır. Kıbrıs’taki en sağlam ve en büyük kale durumundaki Girne Kalesi, Bizans, Lüzinyan ve Venedik dönemi izlerini taşır. Kalede Akdeniz’deki en eski ikinci batık ticaret gemisi yanında Lüzinyan zindanları, Vrysi Neolitik Yerleşim yeri canlandırması, Akdeniz Köyü Mezarı, Kırnı Köyü Mezarı ve Lüzinyan ve Venedik kuleleri gezilebilir.

Girne, tarihi kalesi ve limanı, gotik mimari sanatının eşsiz örneği Bellapais Manastırı, turistik konaklama tesisleri ve diğer çekici özellikleriyle Kuzey Kıbrıs turizminin en yoğun yaşandığı yerdir. M.S.12. yüzyıl başlarında Beşparmak dağlarının eteklerinde inşaa edilen Bellapais Manastırı, Gotik mimari tarzın Doğu Akdeniz’deki en güzel örneklerinden biridir. Manastırın yer aldığı Bellapais Köyü ayrıca 1950’li yıllarda yazılan ‘’Acı Limonlar’’ kitabının ünlü İngiliz yazarı Laurence Durell’in evinin bulunduğu yerdir.

Girne’nin Tarihi

Girne’nin tarihi 10. Yüzyıla dayanır. Bizanslılar tarafından savunmaya uygun bir hale getirilen Girne’nin eski liman bölgesi, kale ve çevresini yeniden inşa eden Lüzinyalılar ve Venedikliler tarafından geliştirilmiştir. Osmanlı döneminde önemsiz bir liman olarak kalan Girne, İngilizler tarafından bir liman ve sayfiye kasabası olarak yeniden düzenlenmiştir. Burası, İngiliz idaresi döneminde sömürgeler arasında seyahat eden asker ve ailelerinin, güzel ve romantik atmosferi nedeniyle durak ve tatil yeri olmuştur.

Akalar tarafından kurulduğu düşünülen Girne’nin Roma kaynaklarında adı ‘’Corineum’’ olarak geçmektedir. Bizans döneminde de inşa edilen yapılar, Lüzinyan ve Venedik dönemlerinde geliştirilerek yeniden kullanılırken, kente daha birçok binalar da inşa edilmiştir. Girne 9 Temmuz 1570’te Venedikliler’den savaşsız teslim olmasıyla Osmanlı idaresine girmiştir.

Girne’de Ziyaret Edilecek Yerler

  • Girne Kalesi ve Batık Gemi Müzesi
  • Tarihi Girne Limanı
  • Hilarion Kalesi- Beşparmak Dağları
  • Bellapais Manastırı-Bellapais
  • Buffavento Kalesi- Beşparmak Dağları
  • Archangelos Manastırı ve İkon Müzesi- Girne
  • Sourp Magar Ermeni Manastırı- Alevkayası
  • Antiphonitis Kilisesi- Esentepe
  • Antik Lambousa Şehri- Lapta
  • Pigadhes Tapınağı- Çamlıbel
  • Akdeniz Köyü Mezarı
  • Alevkayası Bölgesi ve Herbarium
  • Karaoğlanoğlu Şehitliği ve Müzesi- Karaoğlanoğlu
  • Dağdaki efsanevi tank – Selvili Tepe
  • Maviköşk- Çamlıbel

Girne’de Neler Yapılabilir?

  • Doğu Akdeniz’de Gotik mimarinin en ihtişamlı örneklerinden Bellapais Manastırı’nı ziyaret etmek
  • Ortaçağ’ın masalımsı ve gizemli 3 dağ kalesinden biri olan ve Walt Disney’in ünlü ‘’Uyuyan Güzel’’ masalındaki kaleye esin kaynağı olan St. Hilarion Kalesi’ni görmek ve kaledeki yaklaşık 732 metre yükseklikteki Kraliçe Penceresi’nden Girne’nin muhteşem güzellikteki dağ ve deniz manzarasını izlemek
  • Alevkayası’nda Kıbrıs’a özgü bitki ve endemik türlerin sergilendiği Herbarium’un ziyaret edilmesi ve yine bu bölgede bulunan yürüyüş parkurlarında Kıbrıs endemikleri, nadir bulunan türler ve orkidelerin gözlemlenmesi. Yürüyüş için en güzel zaman Ocak-Mayıs dönemidir.
  • Alagadi sahilinde Caretta Caretta(Loggerhead) ve yeşil kaplumbağa(Green Turtles-Chelonia Mydas) gözlemine katılmak . Yavru kaplumbağaların denizle olan randevusunu izlemek için Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları en uygun dönemlerdir.
  • Girne Kalesi içerisinde yer alan 2300 yıllık ticaret gemisinin kalıntılarını görmek, Batık Gemi Müzesi’ni görmemek olmaz.
  • Bir İngiliz köyü olan Karmi’nin (Karaman) çiçek isimlerini taşıyan sokaklarında yürümek. Köy meydanından, evlerin, bahçelerin güzelliğinden, manzarasından etkileneceksiniz. Karmi’den sonra hemen hemen aynı konumda yer alan Lapta kasabasını ziyaret ediniz.
  • Girne bölgesinde yer alan çok sayıdaki dalış noktasından birini deneyerek Kıbrıs’ın zengin sualtını keşfedebilirsiniz.
  • Golf meraklıları için Girne yakınlarında yer alan golf sahası belki de Akdeniz’in en güzel manzarasına sahip alanıdır.
  • Buffavento Kalesi’nin zirvesine tırmanmak özellikle Şubat-Mart dönemi arasında benzersiz bir ruh haline bürünmenize vesile olacaktır.
  • Kıbrıs Adası’nın farklı bölgelerinde düzenlenen kuş gözlem ve yürüyüş turlarına katılmak
  • Beşparmak Dağları’na ismini veren Beşparmak Tepesi’nin önünde fotoğraf çektirmek
  • Esentepe Köyü’ndeki Antiphonitis Manastırı’nın içerisinde yer alan kainatın hakimi İsa freski oldukça etkileyicidir.
  • Kuzey Kıbrıs turizminin incisi kabul edilen Girne’deki tarihi Girne limanı tatil deneyiminin olmazsa olmazları arasındadır.
  • Çamlıbel’de Başpiskopos Makarios’un sempatizanı ve avukatı olan Pavlidis’in 1973 yılının kış girişinde büyük bir açılış töreniyle hizmete soktuğu gizemli gazinosu Mavi Köşk’ü ziyaret edebilirsiniz.
  • Maronit azınlığın yaşadığı Kormacit- Koruçam köyünü ziyaret edin, köy halkından adetleri ve yemekleri hakkında bilgi edininiz.
  • Yılın farklı zamanlarında farklı yerlerde düzenlenen festivallere katılabilirsiniz. Mart ayında ‘Tepebaşı Medoş Lalesi Festivali’(Tulipa cypria) , Mayıs ayında ’Bellapais Uluslararası Müzik Festivali’, Haziran ayında ‘Ozanköy Harup Pekmezi Festivali’, ‘Lapta Turizm Festivali’, ‘Esentepe Zerdali Festivali’, Ekim ayında ise ‘Uluslararası Zeytinlik Zeytin Festivali’ne katılmak sizlere otantik deneyimler yaşatacaktır.