Fethiye, Muğla ilinin 13 ilçesinden birisi olup ilçenin eski adı Meğri‘dir. Bu adın, Rumların “uzak diyar” anlamına gelen Makri kelimesinden geldiği düşünülmektedir.

Fethiye; vadileri, koyları, adaları, plajları ve ekstrem sporlarıyla yeni neslin vazgeçilmezi bir yer. Ege’de gittiğim ve tatilimi zevkle geçirdiğim yerlerin başında gelen ilçede kendinizi sanki bir Avrupa şehrinde hissediyorsunuz. Yanınızda her daim plaj eşyanızın olması gereken güzel ilçe. Harika koyları yaşamanız gerekir. Yaz tatilinde Fethiye’ye zaman ayırın derim. İnsanı temiz, güler yüzlü ve   ilgili. Yemek içme konusunda her yöreden lezzetler mevcut. Özellikle bitmek bilmeyen Kordonda yürümek ayrı bir keyif. Merkez, Hisarönü ve Ölüdeniz‘e göre daha sakin ve daha ucuz.

Fethiye her açıdan çok güzel bir yer. Karagözler yarımadası ve koyları, Çalış Plajı, Ölüdeniz ve Belcekız, Kelebekler Vadisi ve Kabak Koyu, Kalesi, Kayaköy, yakınlarındaki antik kentler, Likya yolu ve daha bir çok doğal ve tarihi güzelliğe sahip olmasının yanında konum olarak da harika bir yerde bulunuyor. Çok yakınında İnlice, Göcek, Dalaman, Kaş, Kalkan, Antalya gibi turizm merkezleri de var.

Her köşesine ayrı aşık olunası bir yer. Büyük kalabalık şehirlerde oturuyorsanız Fethiye sizin için tam bir kafa dinleme noktası olabilecek potansiyelde doğa güzelliklerine sahip bir yer. Doğanın denizin verdiği o huzur sizi ciddi anlamda çok rahatlatıyor.

Tatil az geliyor. Burada yaşanır. Tekne turları, sahili, insanları, doğası, denizi, gece hayati … Herşeyi ile memnun kalacağınız doğa harikası mükemmel bir yer.

Yürüyüş yapmak ve bisiklet sürmek için ayrılmış sahil boyunca güzel bir şerit var. Akşamları da özellikle yine sahilde canlı müzik yapanların da aralarında bulunduğu bir çok kafeler ve restoranlar mevcut. Restoranlarda ve özellikle balık pazarında fiyatlar abartılı. O nedenle esnaf lokantası tarzı yerlerin yemekleri daha uygun fiyatlı ve lezzetli.

Fethiye merkezde özellikle Paspatur denilen çarşıya giden yollarda genellikle eski yapılar dikkatimi çekti. Sahili güzeldi. Sahilde tur tekneleri ve kafe restoranlar vardı. Paspatur’da hediyelik eşya alabileceğiniz yerler var.

Fethiye’de konaklama yapabileceğiniz bölgelerin başında Fethiye şehir merkezi, Çalış Plajı ve Ölüdeniz geliyor.

Gezilecek yerlerin başlıcaları: Fethiye Merkez (Paspatur Çarşısı, kordon), Fethiye Arkeoloji Müzesi, Fethiye Kral Mezarları, Ölüdeniz(Belcekız Plajı), Kayaköy, Çalış Plajı, Kelebekler Vadisi, Saklıkent Kanyonu,12 Adalar Turu(Gemiler Adası-Saint.Nicholas), Dalaman Çayı’nda Rafting, Babadağ’da Paraşüt Deneyimi, Cennet ve Katrancı Koyu, Likya Yolu,Telmessos Antik Kenti, Tlos Antik Kenti

Başta Telmessos olmak üzere Fethiye çevresindeki antik yerleşimlerde sürdürülen kazılarda elde edilen buluntuların sergilendiği Fethiye Müzesi, kent gezisi öncesi ya da sonrasında gezilmeli. Tunç, arkaik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemine ait arkeolojik, Menteşe, Osmanlı ve yakın döneme ait etnografik eserlerin sergilendiği müze kış aylarında her gün 08.00-17.00 saatleri arasında ve yaz aylarında ise 08.00 – 19.00 saatleri arasında açık.

Fethiye, parkları, kordonu, kordon boyunca sergilenen Atatürk fotoları, meydanları, kütüphanesi, ucuz halk pazarı, lezzetli  yemekleri, sahili, sahilde günbatımı ile beni kendine hayran bırakan bir ilçe. Bu nedenle bu güzel ilçeye 3-4 kez gidip kalmışlığım olmuştur. Son gidişim de eşimle oldu.

Fethiye’ye son gelişimiz eşim ile düğün hazırlıklarının vermiş olduğu yorgunluk ve bu yorgunluğu düğünümüz öncesi bir nebze atmak için oldu. Eylül ayı olmasına rağmen hava epey sıcaktı.

Gelelim tatilimizin detaylarına;

07.09.2019 tarihinde cumartesi sabahı saat 9.50 Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan Pegasus ile kalktık. Muğla Dalaman Havalimanı’na  saat  11.30’da vardık . Havaş ile kişi başı 23 TL ye Fethiye Otogara , oradan da minibüs ile Fethiye limanına ulaştık. Kahvaltı dahil 7 gece 1417 TL ‘ye 2 kişilik  konaklama sağlayan Otel Deniz Yıldızı’ndan çok memnun kaldık. Otelimizin hemen yanı başında salı günleri Pazar da kuruluyor.  Otelimiz sahile yakın olduğu için sahilden kalkan (kişi başı 8 TL)  minibüsle Çalış Plajı’na gittik. Akşam üzeri olduğu için buradan gün batımını izlemek ayrı bir keyif veriyor. Denizi dalgalı ve bulanık ama çok ılık. Çalış’ ta yaklaşık  3 saat kaldık. Plaj için fiyat soran olmadığı için herhangi bir  ödeme yapmadık. Akşam saat sekiz civarında Fethiye’ye döndük. Fethiye Camii son durak olduğu için inip yakınında yer ala . Dürümcü İzzet Usta’da akşam yemeğimizi yedik.  Ciğer dürüm  12 TL , kuzu dürüm 14 TL.  Fiyatlar gayet uygun ve yemekleri de  lezzetliydi.  Yemekten sonra otele dönüp duşumuzu aldıktan sonra Fethiye çarşıya girdik.  Çarşı Paspatur çok şirin bir yer. Sahilde günlük tekne turlarını sorduk. Dondurma yedik. Bu arada Maraş diye satılan dondurmaların %5’i keçi sütüymüş. Bilmenizi istedim. Dondurmalarını pek beğendiğimi söyleyemem. Daha sonra kordondan kanala kadar yürüyüş yapıp otelimize döndük.

08.09.2019-Pazar
Sabah otelimizde kahvaltımız 08.00-10.30 arası. 8.30 da kahvaltımızı yapıp saat 10.00 dan otelimizden ayrıldık. Hava sıcak, güneş ışınları yakıcı. Fethiye Camii’nin yanı başında kalkan Ölüdeniz- Hisarönü minibüslerine binip Ölüdeniz’e ulaştık. Kişi başı 7,25 TL. Ölüdeniz Kumburnu Plajı’nda günümüzü geçirmeye karar verdik. Plajda 2 şezlong +şemsiye 45-TL tuttu.  Plajı kumlu, dağlar arasında kalan bir lagün burası. Aileler, özellikle çocuklu çiftler tarafından tercih ediliyor. Ölüdeniz gerçekten çok güzel bir yer. Burası gün batımını izlemekten keyif aldığım yerlerin başında yer alıyor. Gün batarken Babadağı’ndan kalkan paraşütler süzülerek sahile iniyor ve çok güzel kareler ortaya çıkıyor. Tabi ben ev eşimin yükseklik korkusu nedeniyle paraşüt deneyimimiz olmadı. Paraşüt fiyatları da epey yüksek. Akşam günbatımı sonrası Ölüdeniz’den ayrılıp yaklaşık yarı saat süren yolculuğumuz sonrası Fethiye merkeze vardık. Son durakta caminin yanında inip ana caddenin karşı tarafına geçince dondurmalı irmik helvasını çok beğendiğimiz Hacı Şerif‘te mola verdik. Dondurmalı irmik helvamızı afiyetle yedikten sonra Paspatur ‘a doğru yol aldık. Çok şeker sokaklar. Hediyelik eşyalar, bal satan dükkanlar, emoji sokak vb. Daha sonra Migros’tan birşeyler alıp Lezzet Lokantası Memiş’in Yeri‘nde sulu  ev yemeklerinden yedik. Gerçekten de ev yemekleri nefis. Burası tam bir esnaf lokantası.  İzmir köfte, musakka, iki üzeri kuru pilav, çorba, cacık ve su sadece 20 TL. Sahibi de  çok sevimli ve misafirperver.  Yemekten sonra otelimize dönüp duş alıp dışarı çıktık. Kordonda tur attık. Kordon gerçekten çok güzel. Git git bitmiyor. Yorulduğunuzda oturacak banklar, kafeler, dondurma tezgahları…Kordon boyunca sergilenen Atatürk fotoğrafları. Çok güzel görseller. Daha sonra otele dönüş ve güzel bir uyku.

09.09.2019-Pazartesi
Sabah otelimizde kahvaltımızı yapıp yakın mesafede yer alan Fethiye Müzesi’ni ziyaret ettik. Müzeye giriş ücretsiz. Saat 09.00’da açılıyor. Müzede Helenistik, arkaik, Roma dönemi eserleri, Kaunos ve Tlos antik kentlerinden çıkarılan eserler sergileniyor. Müzenin bahçesinde de eserler sergileniyor. Oturup dinlenmek için güzel ve şirin bir bahçesi bulunuyor. Bu güzel hizmet için Fethiye Belediyesi’ni kutlamak lazım. Müzeyi gezdikten sonra hedefimiz Kayaköy.

Kayaköy herkesin mutlaka görmesi gereken çok eski bir tarihi yerleşim yeridir. Tırmanma ve engebelerden dolayı yorucu ama kesinlikle buna değiyor. Burada Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra mübadele sonucu terk edilen metruk bir Rum kenti bulunmaktadır. Bu taş evler günümüzde çatıları yıkılmasına rağmen hala ayakta kalmayı başarmıştır. Burada yüzyıllar boyu Rumlar ve Türkler birlikte yaşamışlardır. Bölgede tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sürdüren Türkler ovadaki, zanaat ve ticaretle uğraşan Rumlar ise yamaçlarda kurulu evlerde yaşamlarını sürdürmüşlerdir.

Fethiye merkezden yarım saatte bir kalkan Kayaköy minibüslerine bindik. 2 kişi 14.5 TL. Kayaköy’de inip güzel bir kahvaltı için İzela Restaurant’ta uğradık. Tabelalar sizi direkt restorana götürecek. 100 TL’ ye iki kişilik serpme kahvaltımızı yaptık. Kahvaltısı gerçekten de nefis ve doyurucu. Tuvaletleri cok temiz. Restoran güzel ve otantik bir atmosfere sahip. Kahvaltıdan sonra Kayaköy Rum evlerini ziyaret ettik. Hava çok sıcak olduğu için yürümek biraz zor oldu. Tırmanış dolayısıyla insan epey efor sarfediyor. Ama yukarıdan manzara çok güzel. İnsan burada ne hikayeler yaşandığını düşünüp hayal ediyor. Buradaki yaklaşık 800-900 Rum evi restore edilip turizme kazandırılırsa inanılmaz bir gelir elde edilecektir. Bunun hem orada yaşayan köylüye hem yöreye katkısı fazlasıyla olacaktır. Kayaköy’ü gezip fotoğrafladıktan sonra Ölüdeniz’e geçip günümüzü orada geçirdik. Akşamüzeri Fethiye’de yemeğimizi yedikten sonra otelimize döndük. Otele dönerken ertesi gün için planımızı belirlemiştik. Cip Safari Turu.

10.09.2019-Salı
Salı sabahı kahvaltımızı yaptıktan sonra Cip Safari turundan bizi otelimizin önünden aldılar.  Turumuz sabah 08.30 da başlayıp akşam saat 17.00’a kadar sürdü. 2 kişilik tur fiyatı öğlen açık büfe de dahil olmak üzere 120 TL tuttu. Yemekte balık, tavuk şinitzel vardı. Safariye çıkarken yanınıza mutlaka yedek giysi alın. Çünkü turda sizi baya ıslatıyorlar. Biraz heyecan olsun diye epey ıslandık.

İlk durağımız Girmeler mağazası (İskender mağarası). Burası Likya uygarlığına ışık tutan bir mağaradır. Yaklaşık 11.500 yıl öncesine ait yerleşik hayatın izlerine rastlanan mağaranın kazı çalışmalarını Tlos antik kenti ekibi sürdürüyor. Makedonya Kralı Büyük İskender‘in şifa bulmak amacıyla geldiği rivayet edilen mağaraya, yurtdışından gelen turistler Alexander Cave adını vermişler. Mağarada romatizma, cilt ve deri hastalıklarına iyi geldiği söylenen bir de sıcak su kaplıcası bulunuyor. Eski dilde Germabe (germ (sıcak), – ab (su) – e) sıcak su / hamam anlamına geldiği için de dilimize Girmeler olarak dönüştüğü de düşünülüyor.
Mağaranın açık olan tarafında da yeteri kadar ışıklandırma yoktu. Bu nedenle mağaranın iç kısımlarına ilerlemek çok zor oldu. Yaklaşık yarım saatlik molamızdan sonra mağaranın büyük bölümünün kapalı olması nedeniyle oradan ayrıldık.

Arkeologlara su sıkılması nedeniyle Cip Safari ekiplerinin Tlos Antik Kenti’ne girişi yasak olduğu için Tlos ‘u pas geçtik. Öğlen yemeğimizi Yakapark Şelale’de yedik. Acık büfe, balık şinitzel. Diğer mezeler nefisti. Şinitzel çok güzeldi. Yanına makarna, 2 ayrı çeşit salata, kısır, patates salatası ya da mevsim salata alınabiliyordu. Acıktığımız için hepsinden alıp karnımızı bir güzel doyurduk. Yemekten sonra zeplin, rafting turları, Gizli Vadi’de yer alan şelaleye gitmek tercihler arasında yer alıyor. Rafting turu 50 TL. Normalde 80 TL ama turdan olduğumuz için indirim yapılıyor. Biz tercihimizi Gizli Vadi’de yürüyüp şelaleye gitmek yönünde kullandık.

Yakapark Şelale’nin hemen aşağısında yer alan Gizli Vadi sonraki durağımız oldu. Burada yaklaşık 300 metre yürüdükten sonra bir şelale karşınıza çıkıyor. Şelaleye girmek 5 TL. Doğası harika. Dereden yürürken baya zorlanıyoruz. Yanınıza su ayakkabısı kesinlikle alınmasını tavsiye ederim. Su buz gibi. Taşlar da kaygan ve ayağınız bazen taşların arasına girebiliyor. Gizli Vadi’deki şelaleye ulaşıp geri döndükten sonra 1 adet tava dondurma yedik. 10 TL. Bir tanesi iki kişiye yetiyor.

Buraya 5 dakika uzaklıkta yer alan Saklıkent’e geçtik. Giriş 8 TL. Fazla ilerlemedik. Suya girdik. Eşimle buz gibi suya daldık. Rafting yapanları nehir kıyısında bekledik. O arada nehrin alüvyal kısmında fotolar çektik. Yaklaşık bir saat zaman geçirdikten sonra saat 15.00’a doğru Saklıkent’ten ayrıldık.

Safari turumuzun sonraki durağı çamur banyosu oldu. Çamur banyomuzu yapıp Saklıkent’ten akan suyun oluşturduğu ırmağa girip kendimizi temizledik. Su buz gibi olduğu için inanılmaz bir ürperti duygusu içimizi kapladı.  Temizlendikten sonra çamur banyosunun yakınında yer alan işletmede gözlemelerimizi yedik. Gözleme 12 TL ve ayran 3 TL. Yemekten sonra artık akşam üzeri olduğu için otelimize doğru yol aldık. Saat 19.00’da otelimize varıp duşumuzu aldık.

Akşam yemeğimizi Hani Baba Köftecisi’nde yedik. Buranın köfteleri gerçekten çok lezzetli. Mekan el değiştirmesine rağmen ustası aynı olduğu için nefis tadı aynen korunmuş. İkram olarak acılı ezme, otlu tereyağı, tulum servis ediliyor.  Köfteler ekmeksiz. Sırf et nerdeyse. Tatlı olarak sütlaç yedik. Ama sütlaç çok pirinç ağırlıklı. Çalışanları güler yüzlü. Sevemedim. Yemekten sonra kordonda yürüyüşe çıktık. Şişli’den kedi ve köpekleri için Fethiye’ye taşınan biri ile tanıştık. Kendisi burada dalış hizmeti veriyormuş. Bizim için güzel bir rastlantı oldu.

11.09.2019-Çarşamba
Safari turunun vermiş olduğu yorgunluk nedeniyle geç uyanıp kahvaltımızı yapıp zamanı kendimize göre ayarlamaya karar verdik. Otelimize 20 dk yürüyüş mesafesinde yer alan Kral Amintas Mezarlarını ziyaret ettik. Giriş 7 TL. Müzekart geçerli. Bu nedenle para ödemedik. Mezarların en yukarısına çıkıp Fethiye’yi izlemek harika bir duygu. Manzarası mükemmel. Tüm Fethiye ayaklarınız altında. Hava çok sıcak. Bu nedenler mezarlara gidecekseniz ya da sabah ya da akşam gitmenizi tavsiye ederim.

İnişte örenyeri yanındaki King’s Garden’ da 2 kahve içtik. Fiyatlar gayet makul. Manzarası da güzel. Tripadvisor ödülü almış çok şirin bir yer. Merkeze doğru yol alırken Baba Dondurma’ da dondurma yemek istedik. Fakat dondurmacı pazartesi 18.00’den sonra, diğer günler 14.30 sonrası açıldığı için başka öğleden sonra dondurma yemeye karar verdik.  Sahilde bulunan İksirci Tezcan’ da tostlarımızı yedik. Tostları fena değildi.  Meyve suları eşliğinde tostlarımızı afiyetle yedikten sonra dondurma yemeye gittik. Hava sıcak olduğu için insanın canı dondurma çekiyor.
Baba Dondurma’da dondurmaları mideye indirdik, 3 top 23 TL. Fiyatlar biraz pahalı ama ürünler kaliteli ve ev yapımı. Erik, kızılcık ve vanilya gibi çeşitleri bulunuyor. Vanilyalı dondurmada vanilya çubuğu bulunuyor. Kızılcık olan dondurma mayhoş bir tada sahipti. En çok kızılcık olanını beğendik. Erikli olanın içinde de tarçın bulunuyor. Genel anlamıyla tam bir dondurmacı burası.

Daha sonra Aksazlar Beach’e gittik. Buraya ulaşım Fethiye limandan kalkan minibüslerle sağlanıyor. 10 dakikalık yolculuk sonrası son durakta inerek buraya varıyorsunuz. Kişi başı 4 TL.  Aksazlar beach ve camping alanı. 2 şezlong  ve şemsiye 50 TL. Loca 100 TL. Bence çok  pahalı ve gereksik. Ama burası çok sakin bir yer. Kumu beton gibi. Suyu bayağı sığ. Burasını genelde çocuklu aileler tercih ediyor. Dalarken dikkat etmek lazım. Ayağınız ya da diziniz yere çarpınca çiziliyor. Burada yaklaşık 3 saat kaldıktan sonra minibüs çağırtıp Fethiye limana uğradık . Bir sonraki gün tekne turu yapmak istiyorduk.  Doruk1 in sahibi Mehmet beyden (captan memo) 12 adalar turu satın aldık. Akşam lezzet lokantasında yemek yiyip otelemizi dönüp dinlendik.

12.09.2019-Perşembe
Sabah otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra limanda yer alan, doruk1 ile 12 adalar turuna çıkmak üzere yola çıktık. Teknemizin Sahibi Mehmet bey çok şeker ve pozitif. Eşi ile birlikte tekneyi işletiyorlar. Yerleri İksirci Tezcan’ın çaprazında yer alıyor.  Sabah 10.00 da teknemizde yerimizi aldıktan sonra 10.30 da denize yelken açtık.

Katrancı koyu, yassıca adalar, akvaryum koyu, kızılada olmak üzere 4 yere uğradık. Tekne kaptanı ve mürettebatı çok güler yüzlü ve yardımseverdi. Öğlen yemeğimizde çipra ve köfte vardı.  Makarna salatası gayet lezzetliydi. Meyve suyu 6 TL ekstra. Daha sonra karpuz ikram edildi.Teknede  İtalyan bir çiftle tanıştık. Fausto ve eşi Cristina Maria. Roma’dan gelmiş. 1 hafta Fethiye’de kalacaklarını söylediler ve gezilecek yerler için bizden tavsiye istediler. 3-4 gün sonra İstanbul’a geçeceklerini ve orada 4 gün kalacaklarını söylediler. Ben de gezilecek yerlerin isimlerini yazdım ve kendisine  mesaj attım. Roma’da büyük evleri olduklarını, Roma’ya  uğrarsak evlerine mutlaka misafir olmamızı istediler. Turdan sonra kendilerine veda ettik. Otelimize geçip duş aldıktan sonra sahilde yürüyerek balıkçılar haline uğradık. Balıkçılar hali çok otantik bir ortama sahip. Ama burada fiyatlar gerçekten çok pahalı. Balıkla da  aramız çok iyi olmadığı için burayı pas geçtik. Yürürken Nazilli Pidecisi’ne denk geldik. 1.5 kıymalı yumurtalı ve kuşbaşı kaşarlı yedik. İki tane de ayran içtik. 59 TL hesap geldi. Mekanın sahibi çok şeker. Pideleri gerçekten çok lezzetliydi. Yeri de Baba Dondurma ya yakın olduğu için yemekten sonra dondurma yemeye gittik.  Muzlu, bal fıstık ezmesi ve kızılcık olmak üzere 3 top dondurma yedik.  Dondurmaları gerçekten mükemmel. Kızılcık dondurma size dağlarda, muzlu olan ise size deniz kenarında olduğunuz hissi veriyor.

Çarşıda Servet Şekerleme’den günlük atıştırma için şekersiz doğal lokum aldık. 40 TL. Fiyatlar pahalı ama denemeye değer. Biz şekersiz doğal lokumuna bayıldık.  Yakınında yer alan Bilen Bal’dan 850 gr kutu çam balı aldık. 35 TL. Daha sonra sahilde kordonda oturduk. Yürüyüş sonrası otelimize döndük.

13.09.2019-Cuma
Sabah kahvaltı sonrası ilk hedefimiz Faralya, Kabak Koyu.
Camii yanında kalkan araçlar ile yarım saatte Ölüdeniz’e varıyorsunuz. Oradan da minibüsle Faralya’ya devam ediyorsunuz. Ölüdeniz den 5 dk ya araçla Kıdrak Koyu’na da gidebilirsiniz. Faralya son durakta indikten sonra Kabak Koyu’na gitmek için koya gidecek aracın en az 6 kişi alması lazım. Bu nedenle bekliyoruz. Yeterli kişi sayısı sağlandıktan sonra koya doğru iniyoruz. Yol berbat, tozlu ve tehlikeli. Aracın içi toz doluyor. Kişibaşı 6 TL.
İnerken yeterli kişi sayısı sağlanmadığı için kişi başı 10 TL ödedik. Kabak Koyu’nda deniz çok dalgalı. Denizin üzerinde bir sürü ölmüş arılar. Sahil kaplumbağa yuvası dolu. Dikkat etmek lazım. Yuvaların olduğu yerler taşlarla çevrili. Koyda 15 dk denize girip çıktık. Burasını gerçekten hiç beğenmedi. Çok arı var. Ayrıca burası kampçılar için ideal olabilir ama benim için uygun değil. Sonra duş alıp restoranda yemek yedik. 1 ton balık salata ayran, ve hamburger 59 TL. Sonra yamaçta oturduk. Koyu izledik. Fethiye çarşıdan aldığımız şekersiz lokumları yedik. Gecen yabancı çifte de lokum ikram ettik. Daha sonra girişte bekleyen ufak minibüsle yukarı çıktık. Koya inerken ve çıkarken insan çok korkuyor. Burası özel mülk olduğu için yolu da asfalt yapılamıyormuş. Tepede bekleyen minibüse binip 20 dk içinde Ölüdeniz’e vardık. Hava yağmurlu göstermesine rağmen bir ara kara bulutlar üzerimize çöktü fakat daha sonra dağıldı.  O saatlerde Fethiye’de bardaktan boşanırcasına yağmur yağmış. Plaja giriş 7 TL. Teknelerin yakınında denize girerseniz ücret yok. Saat 19.00’a doğru duşumuzu alıp gün batımını izledikten sonra Fethiye merkeze gittik. Hani Baba Köftecisi’nde yemek yedikten sonra otelimize geçtik.

14.09.2019-Cumartesi.
Sabah eşyalarımızı toplayıp kahvaltımızı yaptıktan sonra otelimizden ayrıldık. Caminin arkasında yer alan duraktan otogara kalkan minibüse bindik.  8tl 2 kişi. 10 dk sonra otogara vardık. Otogardan kişi başı 23 TL ye Dalaman havalimanına giden araçlara binip havalimanına ulaştık ve İstanbul’a uçtuk.