Makedonya‘nın başkenti Üsküp,  ortasından geçen Vardar Nehri tarafından ikiye ayrılan genellikle 1-2 günlük kaçamaklar için güzel bir destinasyon.. Uzun bir süre  Osmanlı hakimiyetinde kalan şehir, eski çarşısı, camileri, kalesi, Taş Köprü’süyle bir Anadolu şehri görüntüsündedir.Eski Çarşı’da gezerken  Türkçe konuşan esnafıyla kendinizi Türkiye’de gibi hissedeceksiniz. Üsküp önce Makedonya meydanından gezilmeye başlanmalı. Meydanın hemen karşısında Taş köprü var.Zaten Üsküp’ü Üsküp yapan da çarşısı ve çarşı içindeki hanları ve hamamlarıdır.

Üsküp’e  İstanbul’dan direk uçuşla yaklaşık 1 saat 30 dakikada varılmaktadır. Havalimanından şehir merkezine taksi ulaşım ücreti 20 euro civarındadır. Üsküp haftasonu kaçamaklar için de gayet ideal. Cumartesi sabahtan gidilip Pazar öğleden sonra dönülebilir. Üsküp’e ocak ve mayıs aylarında iki kez gittim. İkisinde de şehrin ayrı bir güzelliği var.

Avrupa Birliği fonlarından alınan yardımlar daha çok şehrin modernleşme projeleri kapsamında heykeller ve binalarla donatılması için harcanmıştır. Kafanızı nereye çevirirseniz bir heykele rastlayabileceğiniz şehirde bu kadar çok heykelin yapılması biraz abartılmış. Vardar nehri kıyısında Osmanlı döneminden kalmış eski evler yıkılmış yerlerine modern tarzda yeni binalar dikilmiştir. Eski kültür izlerini yok etmek için kasıtlı olarak yapıldığı düşüncesindeyim. Üsküp’te beni en çok etkileyen Eski Çarşı ve Matka Kanyonu diyebilirim.

Gezilecek yerlere kısaca değinmek ve çekmiş olduğum fotoğraflarla oraları  tasvir etmek  istiyorum.

Matka Kanyonu

Üsküp’e sadece 15 km uzaklıktaki Matka Kanyonuna giriş ücretsiz olup Üsküp’ten kalkan otobüsler (60 Numaralı) ile veya özel aracınızla gelinebilmektedir. 60 numaralı otobüsle uygun fiyata gidebilirsiniz fakat son durak bir köy meydanında duruyor oradan bay bir yürüyüşle gidiliyor. Bence en güzeli özel araç ya da taksiyle gitmek mantıklı.

Kanyon içerisinde bulunan kanolar ile Vrelo Mağarasını gezebiliyor ya da tekneler ile gölü keşfedebiliyorsunuz. Hem Ocak hem de Mayıs ayında ziyaret ettiğim kanyonun harika bir manzarası vardı.

Matka Kanyonu mükemmel manzara eşliğinde doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için harika bir yer. Treska Nehri boyunca uzayan Kanyonda motorlarla tur yapabilir, kano kiralayabilir, birbirine bakan dik dağlar arasında yapılmış yolda treking yapabilir, nehre karşı yemek yiyip birşeyler içerken tüm stresinizden arınabilirsiniz.

Matka Kanyonu’ndan ilkbahar ve kış aylarından kareler;

 

Türk Çarşısı

Osmanlı döneminden kalan tarihi Üsküp Türk Çarşısı, küçük bir Anadolu kasabası gibi. Taş sokaklar, nargile kokan kafeler, her köşede yer alan ve mis gibi köfte kokan restoranlar burada yer alıyor. Osmanlı zamanında yapılmış olan çarşı, camisi, hanı, dükkanları ve taş yolları ile eskisi gibi korunmuş durumda. Çarşıyı ortalama bir saatte gezebilirsiniz.

Çarşı köftecileri ve kiremitte kuru fasülyesi ile ünlü. En ünlüleri ise Divan ve Destan  lokantaları Kurşunlu Han girişindeki Divan lokantasında kiremitte kurufasülye yiyin. Çarşının girişinde sağ tarafta yer alan Destan lokantasında köfte yiyin. Bir porsiyonunda 10 adet köfte bulunan lokantada ayrıca harika trileçesinin tadına varın. Ayrıca çarşıda yer alan  Kapan Han’da da köfte yiyebilir ve çay içmenin keyfine varabilirsiniz.

Sokak aralarında dolaşmayı ve ünlü hanlarda mola vermeyi unutmayın. Dondurmasının ve baklavasının tadına bakıp çay içmenin keyfine varın.

Makedonya Meydanı

Üsküp’te yer alan en büyük ve ünlü meydandır. Bu meydanın ortasında yükselen 33 metrelik Büyük İskender heykeli, tüm heybeti ile sizi karşılıyor. Meydan çevresinde çok sayıda kaliteli kafe ve restoran var.

Bu meydanı diğer meydanlardan ayıran özelliği çok geniş bir alana yayılması ve araç trafik seslerinin duyulmaması. Nehir kenarında çok sayıda kafe-restoran var. Aşırı derecede heykel var ve bana göre abartılı bir durum. Batı Avrupa’nın birçok şehri aynı meydanda taklit edilmeye çalışılmış. Gece de güzel bir görüntüye sahip. Nehirde köprüye yakın iki adet korsan gemisi görünümlü tekneler restoran-kafe olarak hizmet veriyor. Bu bölgede yankesicilik çok oluyormuş. Dikkat etmekte fayda var.

Taş Köprü

Üsküp’teki tarihi Osmanlı yapılarından günümüze kadar sapasağlam gelmiş ve ihtişamının korumuş, Vardar nehrinin üzerine kurulu olan Taş Köprü, Fatih Sultan Mehmet tarafından 15. yüzyılın ortalarında yaptırılmıştır.  Fatih Sultan Mehmet köprüsü de denilen köprü eski çarşıyla Yeni Üsküp’ü birbirine bağlamaktadır. Makedon yönetimi köprünün önemi azaltmak için yanına bir köprü daha yapmış ama halk çoğunlukla hala eski taş köprüyü kullanıyor.

Hem gece hem gündüz ayrı güzellikte olan, insana huzur veren bu yapının harika bir atmosferi var. Gece köprüde oturup birşeyler yiyip içmek zevkli. Alanın tam ortak noktası ve etrafındaki mekanlar gerçekten güzel. Sol tarafta restoranlar, sağ tarafta kafeler… Gerçekten herşey ayağının altında.

 Üsküp Kalesi

Eski Türk Çarşısı’na girmeden sol taraftan kaleye çıkılmaktadır. Kaleden Üsküp ve güzelliklerini güzel bir yerden seyretmeniz mümkündür. Eğer bir şehri kuşbakışı görmek isterseniz kaleye çıkın. Kendi aracınızla geldiyseniz kalenin yakınına park etmemenizi öneririm. Duyduğuma göre arabaların camını patlatıp içindeki eşyaları alıyorlarmış.

Rahibe Teresa Evi

Anne Theresa Üsküp’te doğmuş Arnavut ve Katolik olup, 1910 – 1928 yılları arasında Üsküp’te yaşamış insanlık için yaptığı çalışmalar ile 1975’te Nobel Barış Ödülü almıştır. Hindistan’da vefat eden Rahibe Teresa, Papa tarafından Azize ilan edilmiş. Doğduğu ev restore edilip müze haline getirilmiştir. Bu müze gezerken yolunuzun üstüne çıkan bir mekan, mimarisi sade , akşamları ışıklandırmasıyla gayet güzel durmaktadır.

Milenyum Haçı

Avrupa’nın en büyük, dünyanın 2. büyük haçı olan Millennium Cross, Makedonya’da Hıristiyanlığın 2000. yılına atıfta bulunmak için yaptırılmıştır. Vodno Dağının tepesine dikili haç tam 66 metre. Uzaktan izlemesi daha güzel, yukarı çıkınca haç biraz anlamsız gözüküyor ama şehir manzarası gerçekten harika . Bulunduğu noktaya teleferikle çıkılmaktadır. Toplu taşıma şehir merkezinde tren garının yanından iki katlı otobüslerden 25 numaraya biniyorsunuz. 30 dakikalık yolculuktan sonra teleferiğe varıyorsunuz.

Makedonya Arkeoloji Müzesi

Makedonya Meydanının hemen yakınında Vardar nehrine bakıyor. Mimarisi eski gibi görünüyor olsa da oldukça yeni. Vaktimi buraya ayırmadığımı söyleyebilirim.

Üsküp’ten diğer karelerimle ile yazıma son verip Üsküp’te size şimdiden güzel bir tatil diliyorum.